Yesil Üzümlü

Fethiye merkeze 16 km uzaklıkta olan Yeşil Üzümlü, önceleri küçük bir kasaba iken, yeni idari düzenleme ile Fethiye’nin bir mahallesi durumunda. Fethiye-Denizli yolu üzerinde olan Yeşil Üzümlü, çam ormanları ile kaplı dağlar ile çevrili bir plato ve adı gibi gerçekten her yanı yeşil. Geçmişte yoğun olarak tütün ve üzüm yetiştirilirken artık tütün ekilmiyor ve üzüm bağları azalmış durumda. Daha çok meyvecilik ve sebzecilik yapılıyor. Pek çok meyve ağacının yanı sıra, bölgede fındık bile yetiştiriliyor. Bölgedeki her yerleşimde olduğu gibi burada da zeytin ağaçları var. Kasabanın tarihi Selçuklular dönemine kadar uzanıyor. Beylikler döneminden kaldığı anlaşılan Selçuklu Camisi kasabanın en eski binası.

 

Deniz seviyesinden 500 metreden daha yüksek olan Yeşil Üzümlü, Fethiye’ye en yakın yayla olarak düşünülebilir ve yazın en sıcak günlerinde bile bunaltmıyor. Denizden ve Batı Toros’lardan dönüşümlü esen nemsiz rüzgar ayrıca bir serinlik kaynağı.

 

Üzümlü’nün üç şeyi çok biliniyor. Adından da anlaşılacağı gibi üzümleri ve üzümlerinden evlerde, kişisel tüketim için yapılan şarapları. Her yıl Nisan ayında yapılan festivalde şaraplar tadıma sunuluyor ve her geçen yıl kalite ve çeşitlilik artmaya devam ediyor. Kaliteli bir tülbent gibi üretilen ve ‘dastar’ denilen bezleri de çok biliniyor. Gazi Üniversitesi’nin de katkıları ile bu bezlerin hem üretim kalitesi arttı, hem de kadın ve erkekler için güzel giysiler üretiliyor. Üzümlü’nün her yıl yapılan festival adını da veren üçüncü ürünü mantarları. Bölgede pek çok mantar doğal olarak ürüyor. Ama bunlardan Kuzugöbeği mantarı hem çok lezzetli, hem de çok değerli.

 

Kasabadaki kafe ve kahvelerin yanısıra, restoran ve lokantalar da var. Yerel yemeklerin yanısıra, yemek seçeneklerinin geniş bir yelpazesini bulmak olanaklı. Kasabada daha çok İngiliz olmak üzere farklı ülkelerden gelip yerleşmiş ve yıl boyu yaşayan 50 civarında aile var. Yazın bu sayı, tatil amaçlı satınalınan evlerdeki konuklar ile birlikte 200 aileye kadar çıkıyor. Cuma günleri yapılan Üzümlü pazarında çoğunlukla yerel ve doğal sebzeler bulmak olanaklı. Üzümlü’nün insanı sevecen ve hoşgörülü. Doğal güzelliklerinin yanısıra, belki de bu nedenle pek çok kişi yurt dışından gelip, buraya yerleşmiş durumda.

 

Üzümlü’ye geldiğinizde sizin de keşfedeceğiniz daha pek çok yeni ve olumlu özellikler bulacaksınız.

Kuzu Göbeği Festivali


Her ne kadar festival kuzu göbeğini öne çıkarsa da, bölgede yılın farklı dönemlerinde başka mantarlar da yetişiyor. Ayrıca bölgede 300 den fazla farklı orkidenin doğal olarak yetiştiği söylenmekte. Nisan ayı içinde yapılan festival genellikle üç gün sürmekte. Festivalde mantar çeşitleri, üzüm ve şarap üretimi, doğal yaşamın korunması gibi konularda konferanslar ve eğitim çalışmaları da yapılıyor. Sokaklarda el sanatları ürünlerinin yanı sıra, yerel yiyecekler de satılan standlar kuruluyor ve gündüz tam bir panayır havası oluşuyor. Bu arada, dastardan üretilen giysilerden oluşan defileyi de unutmamak gerek. Gece ise konserler, gösteriler ile geç saatlere kadar sürüyor. Şarap tadımları çoğunlukla öğleyin başlamakta ve gece geç saatlere kadar

sürmekte. Festivalin en ilginç yanlarından biri, yerel rehberlerin yönlendirmesi ile yapılan mantar avı. Önceden gereken eğitim verilen katılımcılar, dağlarda, tepelerde mantar toplamaya çıkıyor ve toplanan mantarlar, uzmanların yönlendirmesi ile inceleniyor. Festivalin ilk günü Ayşe Abla’nın denetiminde yapılan mantar çorbası dağıtılıyor. Tadımlık kuçuk bardaklarda dağıtılan çorbanın tadını unutamayacaksınız. Yine unutamayacağınız bir başka şey ise, genellikle son gün yapılan Kadyanda antik kent gezisi ve antik tiyatroda yapılan klasik müzik konseri.

 

Festivalin diğer zenginliklerini de geldiğinizde siz keşfedeceksiniz.

© 2017 Sakin Hayat.

Bizi Arayın / Call Us:

+90 532 261 03 83 (Birol)
calmlifecottages@gmail.com
  • Beyaz Heyecan Simge
  • Instagram - Beyaz Çember
  • Sakin Hayat Facebook

Follow Us: